Bir tam dönüşü tamamlamayı başardıktan sonra, başka bir daireye geçin. Talimatname böyle dediği için sıkışık mekanizmanın içinde ıkına sıkıla bir tam dönüş tamamladım. Bir takım mekamik “viiiiizz, zııııırrrt, klik!” sesleri sonrasında daire şeklindeki aygıt açıldı ve beni serbest bıraktı. Uzmanlar, geniş holün sonunda gördüğüm yüksek pencereden beni izlemeye devam ediyorlardı. Çok bekletmeyeyim dedim, ama biraz da soluklanma süresi tanıdım kendime. Nefesimi toparlayıp gözüme daha geniş bir başka dairesel cihaz seçtim. Oraya doğru yönelmişken biraz şansımı zorlayarak yakamdaki mikrofonu açtım ve pencerenin ardından izleyen uzmanlara “sahi niye böyle devinip duruyorum, ne öğreniyorsunuz?” dedim. Yanıt olarak holde benimle birlikte bulunan güvenliklerden gelecek bir darbe bekliyordum ama şaşırdım. Hoparlörden “çünkü boş durmamanız önemli, boşluktan illet doğar” dedi bir uzman. Farklı bir sesli bir diğeri de “yeterli hızda devinim gerçekleştirebilirseniz belki sizden elektrik üretebiliriz hem” dedi. Peki dedim, yapacak daha iyi bir şeyim yoktu nasılsa. Keşke yapacak daha iyi şeyleri olsa herkesin dedim. Vardı aslında zamanında, yapasım yoktu. Şimdi olsalar yapardım galiba. “Zorlanmayınca ulaşabileceğimiz yerlere gitmiyoruz, en büyük günahımız tembellik, o olmasa zorbalığa gerek kalmazdı evrende” diye mırıldandım, mikrofonun açık olduğunu unutmuştum. Kulaklıktan bir ses “vay anasını” diye yanıt verdi. Dairesel araca uzandım, bir takım mekanizmalar “klik-klak-çat-çut” dedi, sistem çevremde kapandı, içine kıstırdı beni.
